Yağmur, ‘tıs tıs tıs’ ortalığı ıslatırken,ha bir de hafta sonuysa, ve sabahsa kabul, ahmağım abi ve ıslanıyorum!..

Gözlerim çakmak çakmak, tırsmam, korkmam ve kaçmam!..

Açık bir yer bulursam üstünde dumanı tüten kan kırmızı bir bardak adam çayına da ‘HAYIR’ demem.

Bu da benim alışkanlığım, diyelim.

Evet, alışkanlıklar, rutin bir hastalık gibi göründe de aslında hayattan keyif almayı ısrarla unutturmayan güzel  eylemlerdir. 

Sayısız rutinlerin içinden bir kaçını cımbızla seçecek olursak, bunlar, sabah – akşam taze ekmek için fırına uğramak gibi, bir fincan kahve için komşunun kapısını tıklamak gibi, on numara ingilizce konuşuyormuşcasına her lafın sonunu ‘ok ok ok’la bitirmek gibi’ farkında olunmayan atraksiyonlardır.

Hele o yağmurlar yok mu?

Yolda rastladığım birine sorarım: Bugün ayı kaçı kardeş?

Kaç kişi bu soruya beş saniye içinde cevap verebilir? Ayın 15 i olmasın da...

***

Gazete patronları, unutmadan söyliyeyim: Gazete okumuyoruz artık diye sitemlere başlamadan önce  yağmurlu bir pazar sabahı,  kahvaltıya eşlik eden günlük gazete okuma eylemini ısrarla devam ettiren okurlarımıza güzel bir ‘teşekkür ederiz’ hediyesini düşünmeye başlayabilirsiniz.

Israrla bundan vazgeçmeyen, bu alışkanlıklarını devam ettiren okurlarınız var çünkü.

Facebook, instagram, sosyal medya derken günlük gazeteleri, mis kokan hamur kağıt kokusunda gazete okumalarını unuttuysak bunu hatırlatacak sebeplerimiz de kalmamıştır.

O zaman durum paylaşalım: Yasemin, bu pazar çok heyecanlı hissediyor.

***

Hani ‘Hayat dışarda başlıyor’ demiştik  bir yazımızda.

Sabah evden çıkarken…

İşte kapıdan çıktığın an her şey geride kalıyordu.

Verdiğin sözler, aldığın lezzet ve içindeki insanlığa dair kıpırdanışlar, okuduğun kitap, umut, sevgi, bebek, aşk, erdem, iyilik, kötülük, yardım, teşekkür ya da özür, aklına ne getirirsen.

Geride bıraktığın o dünya, sen yeniden içeri girinceye kadar bekliyordu.

İnsan doğasının tezatlığı.

Hayata bukadar güvenle bakarken diğer taraftan bu kadar dışarıda acımasız(profesyonel) olabiliyoruz. İçeride kardeşimle çocukluk günlerini anımsayıp gülümserken, dışarda o kardeşine yardım etmeyebiliyor insanoğlu.

‘Borç verdim, booorççç. Geri versene Esra! 'diyebiliyoruz.

Hayattan soğudum be ay balam!..

***
İçerdeyken umrumuzda olan dünyamız bizi her zaman dışarıda şaşırtmaya devam ediyor.

O zaman ne yapıyoruz?

Sizi bilmem ama ben gidip bir bardak çay içeceğim. Hani o çaydan...

Görüşmek dileğiyle.

Khoda hafez, Khoda negahtar(Alllahaısmarladık, Allah korusun...)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4