Bazı duygular anlatılamaz.
Çiğ tanesi gibi ince ince yağan ve iliklerinize kadar üşüten serpişik kar tanelerini anlatabilir misiniz?
İnsanın özelinde yaşattığı duygularını, içinde yetiştirdiği çiçekleri olan gizli bahçesini, acısını, gözyaşlarını yani kısaca duygularını anlatabilir misiniz?

Bilmek gerekir, hissetmek, anlamak, o duyguları yaşayarak yüreğinde biriktirmek gerekir.
Moskova gecesi ayazını düşünün.
Buz gibi, bembeyaz…
O manzara…

Gri beyin hücrelerinde gidip gelen bir düşünce tufanı.
Böylesi bir tasviri bir Rus yazarından başkası daha güzel ifade edebilir midi?
Ya da başında kalpağıyla yıllarca orada yaşamış birinden başkası?
Karlı sokaklarını, onlar gibi bir başka kalem hissettirebilir mi?
Sanmıyorum!...
Bu yüzden yaşamak gerekir.
O minik ellere dokunmuş, minik burnuna saatlerce bakmış, iki karış boyuyla hayata ‘merhaba’ diyen bu küçük yüreği bağrınıza basmış olmanız gerekir.
Bilmeyen için aslında her şey zordur.
Anlatması da zordur, yazması da.

Kız babaları... Kız çocuğu babaları…
Kız babasının yüreği bambaşka oluyor, bir başka seviniyor ya yine de yazmayı deneyelim mi?
Hadi buyurun, nasıl bir şey bu? Nasıl bir duygu?
Kız olsun erkek olsun insanın çocukları ‘sağlıklı olsun’ tabi, işin özü bu, ama insanın ‘kız çocuğu’ olması kim bilir neler hissettiriyor onlara?
Sormaya cesaret bile edemiyorum.
Hayat boyunca bitmeyecek bir macera gibi…

Game of Thrones gibi… Bol aksiyon, bol macera…
Bir babanın kılıcı hep elinde olur.
Test edin isterseniz, kılıcın kafanızda patlamasının saliselik hızını hesaplamaya bile vaktimiz olmaz.
Elbette şaka yapıyorum. Gençler, şaka şaka… (Siz abilerle iyi geçinin)

‘Baba olmak, anne olmak gibidir’ diyebilirsiniz ama bir baba için ‘kız babası olmak’ inanılmaz duygular yaşatır…
Özellikle de örf, ananeleri erkek çocuğuna torpilli bir kuşağın torunları olarak yetiştirilmiş annelerin, erkek çocuklarına olan düşkün ‘paşam’ dünyasında siz bir baba olarak, belki onunla futbol maçına gitmediniz ya da ‘hadi oğlum’ demediniz…
Yine de eminim size ilk ‘baba’ deyişiyle gardınız oracıkta düşüvermiş, varlığıyla bir anda tüm dünyanızı un ufak etmiş, hayata dair tüm projelerinizi sekteye uğratmıştır.
Ne zor anlar yaşatmıştır size hayatınız boyunca? Allah bilir kaç kez düşmüş, yanmış, hastalanmış, sabahlara kadar ağlamıştır.
Ve de en güzelinden, mutluluklar yaşatmıştır.
Kaç kez gurur duydunuz küçük kızınızla, kaç kez ‘benimmm kızım’ dediniz.
Bitmez tabi bir kız babasının telaşı…
Evlense bile, iş sahibi, bebek sahibi olsa bile…
İçiniz titrer, aklınız hep onda kalır.
Evet, biliyorum. Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey değil ama benim de bildiğim bir şey var.

Bir başka seviniyor kız babaları, bir başka titriyor onların yüreği…
Teşekkür ve saygı ile...

Khoda Hafez!..(Hoşçakalın!..)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MUSTAFA GÜNEŞ 2 ay önce

Cansın CAAAAN

Avatar
Osman Malat 2 ay önce

Aynen katılıyorum hocam
Hem de kız babası olarak...

Avatar
Firyuza 2 ay önce

Ama hepsi değil ne yazık ki, hepsi kızları için bir başka sevinmiyor, kendim için konuşursam bu konuda en şanslı kişilerden biriyim derim ama...

banner4