Merhaba kıymetli okuyucularım; Gün geçmiyor ki gazetelerde, televizyonlarda ya da internette saldırılmış bir doktor haberlerini toplum olarak normal bir haber gibi görmeye ve kanıksamaya başladık.

Nasıl bu hale geldik biliyor musunuz? Çünkü unuttuk güzel olan bizi insan yapan değerleri, hayatı güzelleştiren şeyleri.

Elbette bu duruma nasıl gelinmiştir ve neler yapmak gerekir diye oturup üzerinde düşünme zamanıdır. Şimdi sizlere bu konuda düşünce ve bildirimleri sesli olarak paylaşmak istiyorum.

1-TTB’nin bu konu ile ilgili olarak hazırladığı raporda durum çok iç karartıcıdır: Her 4 hekimden 3’ünün meslek hayatının bir döneminde saldırıya maruz kalmış olduğunu, son 1 yıl içinde hekimlerin %68’inin işyerinde ortalama 7 şiddet içeren olaya tanık olduğunu bildirmektedir.

2-İnsanlar eski usul gibi her istediği ilacı yazdıra bileceğini yazdırsa dahi alamayacağını bilmiyor.

3-Artık eskisi gibi kara düzen ilacını raporlu olmadığı takdirde eczanelerden alınamayacağının sebebinin ise her hekim artık her ilacı yazamıyor yazsa dahi (yazmıyor), sistem tarafından verilmediği bilinmiyor.

5- Maalesef, hekimlerin bir meslektaşı için birbirleri hakkında hastalara söyledikleri olumsuz sözler, bazen saldırganlık ve şikâyetler için bir sebep, çıkış noktası, bahane olabilmektedir. Bir hekimin, başka bir hekim hakkında söylediklerinin hasta üzerinde çok daha fazla etki yarattığını hepimiz biliriz.

6- Fakülte sayısında artış var fakat bazı branşlar da yeterli eğitimi verecek eğitmenlerin azlığı ciddi bir konu, o nedenle  eğitim öğretim yönünü  de irdelemek gerekir.

7- Hastanelerde acil bölümü hariç, doktorların randevu sistem ile çalıştığını, hasta ve yakınları bu konuda muayene etmeyen doktorlara ne olacak baksan uzaktan geldik konusu önemli.

8 Elbette şu üç konuda her zaman hastalar ve yakınları doktorları, Kasıt, Meslekte Acemilik ve İhmal varsa şikâyet edebilir ve dava açabilirler, bu yasal haklarıdır âmâ bu yasal hakkın bu kadar gelişi güzel, bu kadar cahilce, bu kadar sık ve adeta bir öç, intikam almaya dönüşmüş olması vahim ve  düşündürücü:  ihmal ve kasıt varsa bunun yolu kaba kuvvet değil.

7-Doktorların acil dahil  yoğun hasta sayısından dolayı sağlıklı bir hasta doktor ilişkisinde bulunamamaları ve bunun sonucunda çıkan gerginlikler  konusu..

Yazımın başlığından anlaşılacağı üzerine karşılıklı empati yapamayan; Toplum olarak hayatı siyah- beyaz veya evet- hayır olarak  görme bakışının da çok da doğru olmadığı düşünenlerden biriyim.

Doktorlar kendileri koruma düşüncesiyle üzerindeki koruma zırhıyla hizmet vere bilir mi?

Doktor hastasının sağlığına kavuşması için savaşıyor. Kendini korumak adına zırhını giymiş bir doktorun ne kendine nede bizlere faydası olur.

Sonuç olarak; Devletin ilgili birimleri ile Sivil Toplum Örgütleri  bu konuda doktorlarımıza sahip çıkalım.

“Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır.’’ ( Kazım İLHAN )

Bu sözün ne kadar önemli olduğunu konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.

Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. ( Kazım İLHAN )

Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli; Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum. Saygılarımla.

Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nahit Sayar 1 ay önce

Kazım bey yazdıklarınızın altında hep eğitimin yetersizliği var diye düşünüyorum..Özellikle de kaliteli eğitim.Fakültelerin çokluğu kaliteyi düşürdü diyenlerdenim

banner4