Büyükelçi Paçacı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Vatikan ziyareti  değerlendirdi

Diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinden önce, 1955’te dönemin başbakanı Adnan Menderes’in, 1959’da Cumhurbaşkanı Celâl Bayar’ın, diplomatik ilişkilerin ardından da 1988 yılında Başbakan Turgut Özal’ın ziyaret ederek dönemin papaları ile görüştükleri Vatikan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırlamaya hazırlanıyor.
Pazar akşamı, 800’e yakın nüfusu olan Vatikan Şehir Devleti’ni de topraklarında barındıran İtalya’nın başkenti Roma’ya geleceği açıklanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Şubat’ta yerel saatle 9.30’da Papa Franceso, ardından da Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin ile görüşecek.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi, Erdoğan ile 1,3 milyar inananı bulunan Katolik Kilisesi’nin lideri ve Vatikan Şehir Devleti Başkanı Papa’nın gündeminde iki devlet arasındaki ilişkiler, Kudüs'le ilgili gelişmeler, bölgesel sorunlar, Suriye'de yaşanan insanlık trajedisi, terör, yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığıyla mücadele gibi konuların olacağını duyurdu.
Türkiye’nin Vatikan nezdinde Büyükelçisi Prof. Dr. Mehmet Paçacı, bu tarihî ziyarete kadar gelinen süreci ve bunun önemini Doğan Haber Ajansı’na (DHA) değerlendirdi.
Bu ziyaretin temelinde, büyük oranda iki liderin Kudüs meselesindeki duruşlarının olduğunu söyleyen Mehmet Paçacı, “ABD Başkanı Donald Trump’ın 6 Aralık’ta attığı adım sonrasında gelişen olaylar bizi bu noktaya getirdi. Trump’ın açıklamasından saatler önce Papa, bu konudaki görüşünü net olarak ortaya koydu; böyle bir kararın sıkıntılara yol açabileceğini açıkça belirtti, zaten bölgede eksik olmayan sıkıntıların daha da derinleşeceğini, Kudüs’ün üç semavi din için de önemli olduğunu belirtti,” dedi.
Bunun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dikkatini çektiğini belirten Paçacı, “7 Aralık’ta Papa Fransuva (Francesco) ile bir telefon görüşmesi gerçekleşti.  Papa ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konudaki görüşlerini karşılıklı olarak birbirlerine aktardılar ve bu görüşler büyük oranda, hatta tamamıyla örtüşüyor. Görüşlerin örtüşmesi ve Papa Hazretleri’nin de Kudüs’ün statüsü konusunda çok net ve olumlu bir tutum ortaya koyması, iki lideri yakınlaştırdı” dedi. Paçacı, 13 Aralık’ta İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İstanbul’da Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında olağanüstü toplantı yaptığını da hatırlatırken, 21 Aralık’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Türkiye’nin bu konuda büyük bir diplomatik başarı elde ettiğini belirtti.
Papa ile Erdoğan’ın, 29 Aralık’ta tekrar bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini de anımsatan Paçacı, “Bu görüşmede, Sayın Cumhurbaşkanımız Papa’ya, bir ziyarette bulunmak istediğini ifade etmiş ve Papa Hazretleri de bunu memnuniyetle karşılamış” dedi ve bu ziyaretin, diplomatik ilişkiler kurulduktan sonra cumhurbaşkanlığı düzeyinde Türkiye’den ilk ziyaret olacağının altını çizdi.
Paçacı, Türkiye’den Vatikan’a çok uzun süredir üst düzey ziyaret olmamasına dikkat çekilmesi üzerine, “Kudüs konusu gerçekten Türkiye ile Vatikan’ı bir anda yaklaştırdı, bu açık. Tabii bu Sayın Cumhurbaşkanımızın uluslararası ilişkilere verdiği önemin de bir sonucu. Bu nedenle bu ziyaret çok önemli” dedi.
Göç konusunun, Türkiye ile Vatikan’ın aynı yerde durduğu başka bir konu olduğunu dile getiren Paçacı, “Papa’nın Avrupa’ya çok temelli eleştirileri var bu konuda. Aslında iki devleti yaklaştıracak başka önemli bir konu olabilirdi. Ancak bu değil, Kudüs krizi bir yakınlaşma getirdi” dedi.
Mehmet Paçacı, Papa Francesco’nun, 1915 Olayları’nın 100’üncü yılı münasebetiyle Vatikan’da düzenlediği ayinde “soykırım” ifadesini kullanmasının akabinde iki ülke arasında yaşanan diplomatik kriz göz önüne alındığında, bu ziyaretin Vatikan-Türkiye ilişkilerine katkısının olup olmayacağına dair bir soruya da şu sözlerle karşılık verdi: “2015’te Vatikan’la bir kriz yaşadık fakat bunun ardından diplomatik ilişkiler düzeltildi. Merkeze çağrılan büyükelçi, yaklaşık on ay sonra görevine döndü. Bu ziyaret, bütün bu yaşananlardan sonra tabii ki, Türkiye - Vatikan ilişkilerini farklı bir noktaya taşıyacak. Vatikan ile diplomatik ilişkilerimiz 1960’ta başladı. Diplomatik ilişkiler kurulduktan sonra bu düzeydeki ilk ziyaret olacak. (Celâl Bayar’ın ziyareti) 59 yıl aradan sonra da bu düzeyde yapılan ilk ziyaret. 1962’de büyükelçiliğimiz fiilen açılmış ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı düzeyinde ziyaretler gerçekleştirilmiş. Papa seçildikten sonra son olarak Başbakan Yardımcısı Sayın Emrullah İşler bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu ziyaretin (Erdoğan’ın), karşılıklı olarak Türkiye’de Vatikan’ın, Vatikan’da da Türkiye imajının olumlu bir noktaya, daha olumlu bir noktaya evrilmesi konusunda katkısı olacağı kanaatindeyim” dedi. İki tarafın, tarihten gelen ve karşılıklı olarak birbiri hakkında olumlu olmayan görüşlere sahip olduğunu da dile getiren Paçacı, “Cumhurbaşkanımızın ziyaretinin, olumlu yönde büyük etki bırakacağını düşünüyorum. Bu ziyaretin, yakın zamanda doğuracağı olumlu etkilerinin ötesinde, orta ve uzun vadede bu imajları düzeltmek konusunda büyük etkisi olacağını umuyorum” dedi.
Büyükelçi Paçacı Papa ve Erdoğan görüşmesinin, Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki meselelere olumlu katkısı olup olmayacağına ilişkin bir soruya da, “Mesajlar güçlü şekilde verilecek ve bunun etkisi büyük olacak. Tabii Vatikan, küçük bir şehir devleti ancak Papa, bir dini lider ve Vatikan Devlet Başkanı olarak 1,2 milyar insana doğrudan konuşabiliyor. Dolayısıyla bizim açımızdan, biz bunun olumlu etkilerini de olumsuz etkilerini de gördük ve görmeye devam ediyoruz. Mesela 1915 Olayları konusundaki açıklamaları bizim açımızdan olumsuz bir etki yarattı. Aynı şekilde Türkiye ve Vatikan’ın aynı görüşlere sahip olduğu konularda da büyük olumlu etkisi olacak,” diye yanıt verdi.
“Türkiye, Vatikan’ın Müslümanlarla konuşmak istediğinde muhatap alabileceği ülkelerden bir tanesidir,” diyen Mehmet Paçacı, “Çünkü bizler, farklı dinden insanlarla karşılıklı konuşabilmenin çok ötesinde, yüzyıllar boyunca birlikte yaşama kültürünü geliştirmiş, birlikte yaşamanın hukukuna sahip bir medeniyetin üyesiyiz. Dolayısıyla, bırakın konuşmayı, yüzyıllar boyunca farklı dinden insanları birlikte yaşatmış bir medeniyetin üyesiyiz” dedi.
Paçacı, Türkiye’ye 4 Papa ziyareti gerçekleştiğinin de altını çizerek, “Son üç papa ziyaretinin zamanlaması, Fener Rum Ortodoks Kilisesi’nin San Andrea Yortusu’na denk geliyor. Papalar, bu makama geldikten sonra ilk ziyaretlerini aslında İstanbul’a, Fener Patrikhanesi’ne yapıyorlar” dedi.
Papaların bu ziyaretlerinin ekümenizm çerçevesinde gerçekleştiğine dikkat çeken Paçacı, “Aslında 1965’te tamamlanan II. Vatikan Konsili’nde alınan kararlar doğrultusunda yapılan ziyaretler bunlar. Buna ‘ekümenizm’ diyor Vatikan. Yani, Hristiyanlığın farklı mezhepleriyle yakınlaşması çerçevesinde yapılan ziyaretler. Tabii bu ziyaretlerin diyalog boyutunu da Müslüman makamlarla yapılan temaslar oluşturuyor” dedi.HR

DHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4