Çiğdem Karaaslan, 'Gençlik ve Aile Söyleşileri' programında konuştu

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Samsun İl Temsilciliği tarafından Atakum Yalı Kafe’de düzenlenen ‘Gençlik ve Aile Söyleşileri’ programına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, konuşmacı olarak katıldı. Bayanlar ve üniversite öğrencilerine  hayat tecrübelerini anlatan Çiğdem Karaaslan, çocukluk, gençlik, eğitim, aile, annelik ve siyaset gibi birçok konuda yaşadıklarını, tecrübelerini paylaştı, gençlere tavsiyelerde bulundu. Siyasete üniversiteyi bitirdikten sonra 2005 yılında ‘Siyaset Akademisi’ne Ankara İl Başkanlığı’na giderek başvuru yapmak istemesiyle başladığını belirten Çiğdem Karaaslan, “İl başkanlığına gittim. Kayıt alamıyoruz dediler geri döndüm. Bir süre sonra arkadaşlarım ‘Gençlik kolları kongresi var CV göndermek ister misin!’ dedi. Çekirdek ailemde siyasetle uğraşan yok, yapabilir miyim diye bir düşündüm.  Sonra ailemin ve benim Recep Tayyip Erdoğan sevgisi ile CV’yi yolladım. Ne olacağını bilmeden gönderdim. Görüşmeye çağırdılar. Kurul vardı, sorular sordular sonra gençlik kolları merkez karar ve yönetim kurulu üyesi seçildim. Peşine Gençlik Kolları Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan yardımcısı oldum. Üye olmayı beklerken bir anda kendimi orada buldum” dedi.

 Siyasete girdiğinde kariyer süreci devam ederken okul arkadaşı olan Direnç Karaaslan ile evlendiğini ve şuan iki çocukları olduğunu kaydeden Çiğdem Karaaslan, gençlik kollarında iken bir anda kendisini en yukarıda önemli kararların alındığı Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyeliği’nde (MKYK) bulduğunu söyledi. Fırsatlar konu başlığı altında süreci anlatan Karaaslan, şöyle konuştu;

“Daha evliliğimizin ilk yılı ve ilk bayramımızı geçirecektik. Gençlik kolları başkanımız İstanbul’da bir televizyon programına katılmam için davet etti. Ben eşime ‘Bu ilk bayramımız gitmeyeceğim’ dedim. Eşim ‘hayır olmaz davet edilmişsin gitmelisin’ diyerek teşvik etti. Ben gittim programa çıktık. O programı o dönem ki, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’da izlemiş. Kafasında farklı bir izlenim oluşmuş. 11 Kasım 2006 yılında yapılan AK Parti 2. Olağan Büyük Kongresinde Ana Kademe Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen en genç isimlerden biri oldum.  İyi ki, o programa gitmişim. Sonra Genel Merkez Sosyal İşler Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttüm. MKYK görevlerim devam etti, milletvekili oldum, Genel başkan yardımcısı görevine getirildim.”
Tüm bu yoğun sürece rağmen yuva kurduğunu, çocuk sahibi olduğunu hatırlatan Karaaslan, “Kariyer beklentiniz varsa aile kurmanızı geciktirmeniz beklenir. Ben öyle düşünmedim evlendim. Hepsi bir arada yürüdü. İki çocuğum var. Eşim tam destekçim. Siyasetçi, genel başkan yardımcısı, milletvekilisiniz ağır sorumluluklarınız var. Eve gitmeye vakit dahi bulamıyorsunuz.  Seçim süreci başladığında küçük oğlum 9 aylıktı. Gündüz soruyorlardı yorgunluk var ‘Gece beşik mi salladın ?’ Evet gerçekten gece beşik sallayıp gündüz görevimin başına geliyordum.  Gece uykusuzlukları ve gece temposu insanın sinirlerini de bozuyor. Ara ara söylediğim de oldu. Seçim döneminde hastane ziyaretine gittim. Bir beyefendi gördüm sağır ve dilsizdi. Bende işaret dili kursu aldığım için konuşmak istedim. Yanına gittim bir erkek çocuğu var. Ölüm den bahsetti tam anlayamadım. Yakınlarına sordum. Anne, baba sağır ve dilsiz. Bebekleri birkaç aylık. Gece herkes uyurken yorgana dolanıyor tabi ağlıyor ağlıyor kimse duymuyor. Sabah  o dehşet manzara ile karşılaşılıyor. Allah kimseye yaşatmasın. Bu benim için unutulmaz bir ders oldu. Ben çocuğumun ağlamasını duyduğum için ne kadar şanslı olduğumu anladım. Bir ağlama sesini duymak bile lütuf. Ne kadar büyük bir şans. Allah’ın bir lütfu olduğunu düşündüm. Ne kadar yorgun, uykusuz olursam olayım çocuklarımın seslerine, ağlamalarına, yaramazlıklarına hepsine dayanıyorum. Hayata böyle bir bakışla yaklaşıyorum. Her olaya böyle bakıyorum. Daha kötüsünü, yaşayanları düşünüyorum. Evde de olduğum her zaman saat 06.30’da oğlumun kahvaltısını hazırlıyor 07.00’da servise kendim götürüyorum. Sonra diğer çocuğumla ilgilenip işime gidiyorum. Gece saat kaçta gelirsem geleyim bu böyle. Eşim yanımda her zaman güç verdi bana. Onun desteği olmasaydı çok zordu. Her zaman sen yaparsın başarırsın dedi, çocuklarımı ona emanet etmem büyük şanstı. Hakikaten yol arkadaşlığı çok önemli. Hayatınızda sadece bir şeyde başarılı olmak için diğerlerinden vazgeçmeyin. Ne evinizden, ne anneliğinizden, ne işinizden, kariyerinizden sosyal hayatınızdan vaz geçmek zorunda değilsiniz. Tecrübe ile sabittir. Yeter ki; sizi seven can yoldaşlarınız olsun. Bu iş paylaşarak olur” diye konuştu.

Kardeşinin Rett sendromlu olduğunu, bu nedenle dezavantajlı grupların sorunlarına daha çok eğildiğini belirten Karaaslan, şöyle devam etti: 
“Benden bir yaş küçük kardeşim engelli. 1,5 yaşına kadar sağlıklıydı ama sonra hastalığı ortaya çıkmaya başladı. Engelli bir kardeşle ömür geçirmek insana farklı bir bakış açısı getiriyor. Ne kadar şükretmeniz gerektiğinizi anlıyorsunuz. Sosyal sorumluğa karşı ilgim, engellerin sorunlarına çözüm üretmek, siyasette var olma nedenim belki de kardeşim. İktidarımız dönemince dezavantajlı gruplar, kadın, çocuk hakları bütün bu özellikle toplumun en çok yara almış ve destek bekleyen yönlerinde önemli adımlar atıldı, hayat geçirdik. Ben bunlara sessiz devrim diyorum. Bir çok sessiz devrimi yerine getirdik.”
Türkiye’deki o kötü günleri kardeşinin yaşadığı hastalıktan yola çıkarak örnek vererek anlatan Karaaslan, “Benim kardeşimin hastalığının teşhisi İngiltere’de konuldu. Türkiye’de o dönem ailemin götürdükleri tüm doktorlar bir şey yok dediler. Bize 6 ay kaybettirdiler. Bir anne hissetmiştir çocuğunda gariplik olduğunu. Şimdi ise sağlık alanında yapılan çalışmalarla Türkiye lider konuma geldi. Anne karnında dahi testlerle her şey tespit ediyor. Sağlık imkanlarına ulaşmak çok kolay. Özel eğitim kurumları dahi yoktu. Rett sendromunda çocuk küçük yaşta eğitim almaya başlarsa hayatını idame edebilecek seviyeye gelemiyor. Ama benim annem o dönem resmen kendisi fizik tedavi uyguladı. Kardeşimin her şeyiyle ilgilendi. Şimdi özel eğitim kurumlarından herkes rahatlıkla yararlanabiliyor. Annem daha sonra kanser tedavisi gördü. Hayatımda örnek alınacak çok şeyi var. Belki dahasını da göreceğim ama ben annemi örnek alıyorum. Kanserli haliyle kardeşime baktı. Hep inançlı olun dua edin dedirdi. ‘Allah’ım güç ver ki evladıma bakım’ diyen bir annenin kızıyım” şeklinde konuştu .
Samsun’un tek kadın milletvekili olduğunu hatırlatan Karaaslan, “Samsun aslında daha fazlasını hak ederdi. Bu şehir de daha çok kadın milletvekili olabilir. Diğer partiler seçilebilecek notlara kadın aday koymadı. Beklentisi, enerjisi yüksek bir şehrin milletvekili olmak ayrı bir sorumluluk.  Eser bırakabilmek çok önemli. Bir eserle hatırlanmak. Belli bir süreden sonra bu makamlar da olmayacağız. Adım söylendiği zaman ‘Allah Razı olsun’ denmesi benim için en büyük onur” dedi.
Söyleşi soru cevap bölümüyle tamamlanırken, Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, TÜGVA Samsun Temsilcisi Hakan Durmuşoğlu, Genel Başkan yardımcısı Çiğdem Karaaslan’a söyleşiye katkılarından dolayı hediye takdim etti. HR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4