Merhaba kıymetli okuyucularım;
Bu başlığı atmamın nedeni, geçmiş seçimler den alınmış derslerin semeresinden başka ne olabilir.
Bizler bu günlerde hangi parti hangi il ve ilçede hangi adayını Belediye Başkan Adayı olarak gösterecek düşleri ile yatıp kalkıyoruz, sonrada aday belli oluyor kimi mutlu kimi mutsuz, kimi ise bunun üzerinden rant ve köşe kapma hesabı yapıyor.
Ben bildim bileli o gün seni her insan ( adaylar ) buna muhtar adaylarda dahil, mütevazilikleri, gülücükleri eksik olmayan bizlere karşı bolca mavi boncuk dağıtırlar. Seçim bittiği an halk tekrar geçimi yaşamaya başlar; Neden mi mavi boncuklular o günden sonra uçup gitmişlerdir, ta ki gelecek seçimlere kadar yokturlar. Topluma vaat ettikleri nağmeli besteler topluma değil belli kişilere verilmiştir.
Ayrıca sizlere bir şehit babanın yaşamış ve içerlemiş olduğu bir vekilimizle yaşanmışlığını benimle paylaştı bende sizlerle paylaşma hissiyatı duydum neden mi derseniz, dostlar alış verişte görsün misali mavi boncuk dağıtma olayı.
Şehidimizin  ölduğu gün o tarihte kendini gösterememiş olan bir vekilimiz şehit babasını telefonla arayıp evlerine taziyeye geleceğini belirtiyor, şahısta ona telefonda kendisinin şehir dışında olduğunu evde büyüklerim var eve gidebilirsiniz diyor o ise efendim siz geldiğinizde gelirim diyor ve sonrası şehit babası aranmıyor gel zaman git zaman bir gün şehit ailelerle ilgili yemek var oraya bu belirttiğim siyasetçi geliyor ve yanından geçip gidiyor.
Bunu anlatmamın nedeni o ailenin  acısını gerçekten yaşamış olsa o verdiği sözünü asla unutmazdı. Siz her ne kadar yoğun olsanız da  o şehit ailesine verdiğiniz sözü asla unutmayın, siz unutabilirsiniz ama o baba bunu asla unutmaz ve unutmamışta.
Gelelim topluma örnek olan iki adaydan bahsetmek istiyorum. Bunlar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan Adayları her ikisinin söylemleri ve halk la paylaşımları insanları germeden seçim için tatlı bir rekabet var.
Söylemek istediğim toplum yeterince hayatın gerginlikleriyle baş etmeye çalışırken Artık mavi boncuk yerine toplumun beklentileri olan bunları düşünün;
Eğer muhalefet son ekonomik sorunlar üzerinden iktidar partisinden daha iyi bir ekonomik programı toplumun önüne koyabilirse yerel seçimlere etki edebilir. Ancak “Ekonomide kriz var”, “Toplumun alım gücü zayıfladı”, “Üretim durdu” ve “Tarımda ve hayvancılıkta sorun var” gibi sadece eleştiri temelli yaklaşımlarla seçmeni ikna edemez.
ADAYLAR; İlk olarak belediye başkan adayı üzerinde şehirde oluşan olumlu ya da olumsuz algıya bakacak. Burada sadece belediye başkan adayının şahsı belirleyici olmayacak. Aynı zamanda seçmen başkan adayının çevresini, akrabalarını ve çalışma ekibini de değerlendirmeye dahil edecek.
Özellikle mevcut bir belediye başkanı tekrar aday olduğunda o belediye başkanının kendisi, çevresi ve ekibi ile ilgili tüm olumlu ve olumsuz konuşulanları ve şikayetleri tekrar gözden geçirecek. Dolayısıyla başkan adayının ve çevresindekilerin “şaibesiz” olmasına seçmen özellikle dikkat edecek.
Başkan adayının halka teması ve samimiyetine bakacak. Belediye başkan adayının sosyal medya ya da geleneksel medyada algısının ötesinde halkla doğrudan teması, ulaşılabilirliği, mütevazılığı ve samimiyeti olumlu olarak öne çıkacak. Kibirli ve halktan kopuk şeklindeki bir algı ise işini çok zorlaştıracak.
Çöplerin iyi toplanması, şehrin temizliği, kaldırım yapımı ve altyapının yeterli olması seçmeni tatmin etmemektedir. Seçmen artık bu geleneksel belediyecilik hizmetlerinin zaten belediye başkanın yapması gereken sıradan vazifesi olarak görmektedir. Bunları yerine getirmediğinde cezalandırmaktadır. Ancak sırf bunları yaptı diye de ona çok büyük bir önem atfetmemektedir.
Belediye başkanının yenilikçi ve şehrinin kalkınmasında öncü olmasını beklemektedir. Şehrindeki işsizliğin azaltılması ve kendi şehrinin diğer şehirlerle rekabet edebilirliğine kadar birçok hususa odaklanmaktadır. Bu anlamda seçeceği belediye başkanının vizyoner olmasını önemsemektedir.
Seçmen kendi partisinden öncelikle şaibesiz, dürüst, samimi ve halk tarafından beğenilen bir belediye başkan adayı göstermesi için beklentiye girecek. Zaten böyle bir başkan adayının gösterilmesi durumunda rahatça gidip oyunu kullanacak.
Ancak beklentisinin dışında bir adayla karşılaştığı zaman kendisine en yakın partinin adayına yönelebilecek. Özellikle ittifak partileri arasındaki oy geçişkenlikleri dikkate alındığında adayın kim olduğu bu anlamda önemli. Ancak yerel seçimlerde de aday kim olursa olsun birbirine uzak partiler arasında oy geçişkenliği sınırlı olacak.
Yerel seçimlerde seçmen başkan adaylarının kişisel özelliklerini değerlendirdikten sonra şehrin yatırımlarını nasıl yönlendireceği, vizyonu ve hizmet anlayışına bakacak. Yenilikçi vaatlerinin neler olduğuna, şehrine yatırım çekmek için ne tür bir çalışma yapacağına odaklanacak.
Yerele ilişkin toplu ulaşım, şehir içi trafik ve otopark sorunu, sosyal donatı alanları, kentsel altyapı yatırımları, kentsel dönüşüm perspektifi ve şehrin gündemindeki proje ve sorunlara yaklaşımını değerlendirecek.
Siyasi partilerin yerele ilişkin vizyonunda halkla temas, sosyal belediyecilik, şikayetlerin dinlenmesi gibi konularda birbirine yakınlaşma var. Ancak bu konular siyasi partilerin aday tercihlerine göre farklılaşabilmekte. Partiler için iyi örnekler olduğu gibi kötüleri de var. Dolaysıyla seçmenler başkan adaylarının sosyal belediyecilikte ulaşılan olumlu hizmetleri devam ettirip ettiremeyeceğine de bakacak.

Bu kutuplaşmayı azaltacak bir yaklaşım geliştirmeden yani “biz ve onlar” veyahut “bizim parti, bizim gibi aday” takıntısından kurtulmadıkça umut edilen sonuca ulaşmak neredeyse imkansız.“Aday ille bizden biri olsun” denildiğinde, kutuplaşmanın yarattığı etkiyle doğal olarak “Sizden biri olacağına bizden biri olsun” yaklaşımına teslim oluyor.

Sonuç olarak; Özellikle birçok şeyden şikâyetçi yerel hizmetlerden ve başkanlardan memnuniyetsiz olan seçmen kümeleri birçok yerde “başkan adayının kim olduğuna bağlı olarak” seçimin sonucunu belirleyebilir.

Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)

TOPLUMUN VE AİLENİN EN BÜYÜK İLACI DOĞRU İLETİŞİMDİR. (Kazım İLHAN)

Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli; Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum. Saygılarımla.

Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4