Samsunspor ile ilgili herkesin bir hikayesi vardır.
Eğer ki gönülden ve kalpten içinde bu sevgiyi yaşatıyorsan.
1973-1979 yılları arası. Eski Stat, Samsunspor antrenman için genellikle statta çalışma yapardı.
Zemin müsait, çimler biraz yeşermişse değme keyfime.
Eğer ki soğuk hava bir önceki gün tipi ve buz, don yapmışsa kemik gibi sahada ne top kontrolü, ne pas verebilmek mümkün.
Statta iki görevli bulunmaktaydı. Soğuk havalarda kartlaşan zemini on insanın zor çektiği silindir ile düzeltmeye çalışılır, fileler Samsunspor antrenmanı için takılırdı.
File çok önemliydi. Her antrenman ve maç sonrası toplanmaktaydı. Çünkü kale filesi nedendir bilemiyorum her halde o yıllarda pahalı bir stat malzemesiydi.
İşte bu görsellikleri yaşadığımız ortamın içinde Ömer Ağabeyi kapalı olan tribün içinde ki Şeref Tribünde antrenmanlarını izleyen şanslı sporculardandım.
Minik takım antrenmanımız henüz bitmiş, Samsunspor gibi futbolun altın isimleri ve ayaklarını yakından görmek, onlarla selamlaşmak ve yanından geçmek ne muhteşem bir duyguydu bizler için. Yorgun vücutlarımıza ve saat başı gelip kaçırdığımız otobüsü hiç düşünmeden büyük bir dikkatle sahadaki bu altın ayakları izliyoruz.
Kapalı tribün içinde yer alan şeref tribününden antrenmanı izliyoruz. Demir Yolu tarafına kaçan topların peşine düşen malzemeci Halil abinin peşinden gidiyoruz. Top da değerliydi demek ki peşinden gidilir saha da bu topları bekleyen Samsunsporlu futbolculara tekrar ayaklarına bırakırdık.
Tribünün hemen yanında Ömer Kuranel (Çolak Ömer) oynamakta. Bir süratli, bir teknik ve bir o kadar çabuk futbolcu ki Avrupa’da ki futbolculara taş çıkartacak yetenekte.
Teknik Direktör Kamuran Soykıray.
Antrenman da bir ciddiyet, bir edep, bir ahlak duruş hakim. Söylenenler tek tek yapılıyor, uygulanıyor. Ömer Ağabey, Kamuran hocadan her defasında aferin alıyor, takım arkadaşlarından alkış alıyor. Ve yerini sağlamlaştırıyor.
O koridor Ömer Ağabeye emanettir artık. Biz her Samsunspor antrenmanı olacağı gün heyecanla antrenmanımızı tamamlar onları izlemek için acele ederdik. Benim en çok heyecanlandıran Ömer Ağabey olmuştur.
Çabukluğu, yaptığı ortalarda ki isabetleri, verdiği pasların gol bölgesinde tehlike yaratması. Daha sonra yıkılan ve millet bahçesine dönüşen Yeni Stat da defalarca izledim.
 Tıpkı antrenmanda ki gibiydi. Performansında azalma yok aksine her geçen gün futbolunun üzerine koyarak Türk Futboluna armağan ettiği örnek duruş ortaya çıkmaktaydı.
Çok sonraları teknik adam olarak futbolun alt yapı ile güçlenmesinin kaçınılmaz olduğu hissiyle yine tren rayları arasında halı sahada kurduğu futbol okuluyla miniklere, geleceğin yıldız isimlerinin ortaya çıkmasına katkı sağladı.
Onu izledim, dinledim, haberlerini yaptım, birlikte futbolu ve Samsun’u konuştuk. Hep konuştuk, hep anlattık, Ancak yalnızlaşmak çok kötü ve beter bir dönem. Ömer ağabeyin bu hissiyatta zaman zaman içinde bulunduğu anlar olduğunu düşünüyorum.
Oysa biz Ömer ağabeyi hep o çabuk, koşan, orta yapıp gol attıran hızlı süratli futbolcu olarak hafızalarımıza kazıdık.
Ve öyle bıraktık gönlümüzde.
Her şey 1973 yılında ki gibi kalacağını düşündük, bilemedik.
Tam 40 yılı aşkın böyle düşündük Ömer Ağabeyi…
Allah rahmet eylesin. Toprağı bol olsun.
Samsunsporumuzun başı sağolsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4