Merhaba kıymetli okuyucularım;
Her gün sayısı ciddi bir şekilde artan; otizm ve ailelerinin toplumdaki yeri konulu yazılarınızı bekliyorum diyen okurumun feryadı ayrıca Müdür yetkili Öğretmenlik yaptığım dönemde de maalesef bazı ailelerimizin evlatlarını okul aşamasına kadar ilgi ve bilgi eksikliği nedeniyle, ailesiyle görüşüp zoraki Hasta haneye gönderdim ve Otizm ( gelişim bozukluğu )  tanısı yapıldı. O günden sonra bu evlatlarımız Özel eğitim almaya başladı.
Türkiye’de 1.5 milyon otizmli birey, bundan etkilenen 4.5 milyon aile var. Eğitim bekleyen öğrenci sayısı 350 bin civarında, bunlardan sadece 26 bini eğitim alabiliyor. Ayrıca 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolasıyla bu günden itibaren Toplumun Nefesi gazete ve internet köşemde otizmli bireylerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek ve bu konuda araştırmalarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Otizmli bireylerin çok sayıda sorunu olduğunu, toplumsal yaşama katılamadığını ve eğitim alamadığını, otizmli bireylerin özellikle eğitim konusunda yaşadığı sıkıntılar “Otizm nedir önce onu tanımlamak lazım. Doğuştan gelen, yaşam boyu devam eden gelişimsel bozukluktur. Bugün için otizmin nedeni bilinmiyor. Nedir otizme neden olan durum? Bilinmiyor. Maalesef otizmin bilinen bir çaresi de yok. Otizmli bireylerin kaliteli bir yaşam sürmeleri için eğitim gerekiyor. Erken yaşta başlayan, sürekliliği olan, yoğun bir eğitim. Bundan kastım bu çocuklara haftada en az 40 saat eğitim. Batı toplumlarında 40 saat eğitim veriyorlar Bizim ülkemizde Türkiye’de bu çocuklara haftada kaç saat eğitim veriliyor?
Gereken eğitimi aldıklarında otizmli çocukların yüzde 50- yüzde 60’ının erişkin yaşlarına geldiğinde yaşıtlarından hiçbir farkının olmayacağını, tamamen toplumla uygun bir yaşam sürebileceklerini
Bunun için, eğitim verecek eğitmen, nitelikli okul ve özel eğitim öğretmeni toplum bu konuda yeterli bilgilendirme yapılmalıdır.
Çocukta otizm olup olmadığını gösterecek ipuçları;
1. Çocuk sizinle muhatap olmaz, sorularınıza cevap vermez. Hatta ona soru sorduğunuzda ya da bir şey söylediğinizde duymuyor gibidir. Başını çevirip size bakmaz. Konuşma gayreti göstermez.
2. 1 yaş civarında kelimeler kullanmaya başlasalar da sonradan bunları kullanmaktan vazgeçebilirler.
3. Anneyi çekerek istediği yere götürürler, annenin elini tutup uzatır ama kendi istediği şeyi ne söyler ne de işaret ederler.
4. Kurdukları iletişim kendi ilgileri yönündedir.
Çocuğun sosyal hayata uyumunu kolaylaştıran oyunlar, otizm tedavisinde önemli yer tutuyor.
5. Jest, mimik gibi dili tamamlayan şeyleri kullanmazlar.
6. Ses tonları monotondur. İniş-çıkış, vurgulama yoktur.
7. Konuşmayı başlatma ve sürdürmede sorun vardır. Sizi merak edip tanımak için soru sormazlar. Ancak ilgi alanına giren bir konuda bilgi edinmek için soru sorar. Sürdürmede de sorun şöyledir: ‘Nasılsın’ dersiniz, ‘iyiyim’ der ama ‘siz nasılsınız’ demez.
8. Tekrarlayıcı ve kalıplaşmış bir dil kullanırlar. Öğretilen sözleri basmakalıp tekrarlar. Bazen de aynı kelimeyi tekrarlayıp dururlar.
9. Zamirleri ters kullanırlar. Ben yerine sen derler. Kendilerinden 3.şahıs olarak söz ederler.
10. İlgilerini çeken reklam, şarkı ve şiirleri çok iyi ezberlerler, ancak gereksiz yerlerde kullanırlar.
Eğer çocuğunuz:
11. Başkalarıyla göz teması kurmuyorsa, İsmini söylediğinizde bakmıyorsa,
12. Söyleneni işitmiyor gibi davranıyorsa, Parmağıyla ile istediği şeyi göstermiyorsa,
13. Oyuncaklarla oynamayı bilmiyorsa, Akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermiyorsa,
14. Bazı sözleri tekrar tekrar ve ilişkisiz ortamlarda söylüyorsa, Konuşmada akranlarının gerisinde kalmışsa,
15. Sallanmak, çırpınmak gibi garip hareketleri varsa, aşırı hareketli, hep kendi bildiğince davranıyorsa,
16. Gözleri bir şeye takılıp kalıyorsa, Bazı eşyaları döndürmek, sıraya dizmek gibi sıra dışı hareketler yapıyorsa,
17. Günlük yaşamındaki düzen değişikliklerine aşırı tepki veriyorsa,
Sonuç olarak; Çocuğunuzda bu belirtiler varsa Aile Hekiminize zaman geçirmeden başvurunuz.
Kaynak; https://www.otizmvakfi.org.tr/erken-teshis-ve-tedavi/
Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. (Kazım İLHAN)
Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli; Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum. Saygılarımla.
Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4