Başkan Yılmaz : 'Kan tükürüyorum, kızılcık şurubu içtim' diyorum

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ilçelerdeki alt yapı, su ve yol yatırımlarını değerlendirmek, ilçelerin öncelikli sorunlarını yerinde tespit ederek sonraki 1 yılın programını yapmak amacıyla Terme’de toplantı yaptı. Terme Öğretmenevi’nde gerçekleştirilen toplantıya, Başkan Yılmaz’ın yanı sıra Samsun Valisi İbrahim Şahin, Terme İlçe Kaymakamı İlyas Gün, Terme İlçe Belediye Başkanı Şenol Kul, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantı öncesi bir konuşma yapan Başkan Yılmaz, 30 Mart seçimlerinden önce daha seçilmeden yapmış oldukları programda hedeflenen işleri yüzde 100 hatta daha üzerinde bir oranda gerçekleştirdiklerini belirterek, "Kişisel, küçük, kendi menfaatlerimizle ilgili şeyleri bir tarafa itip, topyekün toplumsal menfaatleri ön plana çıkartacak yürek zenginliğine sahip olduğumuz sürece Terme gelişir” dedi.
Belirli bir yaşa geldiklerini söyleyen Başkan Yılmaz, “Allah’ım daha ne kadar ömür verir bilmiyorum. Ama bu ömrü hiçbir zaman popülizm için kullanmadım. Yüzün hep asık deniliyor bazen. Pozitif elektrik veremeyecek hale geliyoruz bazen. Yüzümüzün tebessümlü olması şansı kalmadı ki. Uğraştığımız şeyler hep canımızı sıkan şeyler. Termemiz sahildeki ilçelerimizle karşılaştırdığınızda yerel yönetimler hizmetleri konusunda biraz geri kaldığı bir gerçek. Bu geri kalmışlığın nedeni Terme’nin sahip olduğu potansiyelin yetersizliğinde kaynaklanmıyor. Belki zamanında atılması gereken bazı adımları tam olarak atamadık. Ama bunlar önemli değil. Telafi edilir” diyerek şöyle konuştu:
“Kendi içimizdeki nefsimizi geri plana itip birlik olmamız gerekiyor. İnsanlar birbirleri ile uğraşmamalı. Bu sadece Terme’nin geleceğiyle ilgili umutlu gelişmeleri etkilemiyor şehre de zarar veriyor. Aynı olay Samsun’da da var. Dikkat ediyor musunuz bilmiyorum, benim şahsıma yönelik ne kadar saldırı, edepsizlik, ne kadar kötü niyetli yaklaşımlar da olsa ben susuyorum. Niye susuyorum biliyor musunuz? Ben konuştuğum zaman ben konuşursam, sadece benim konuşmamın muhatap olduğu kişilerin zarar görmesinin ötesine geçer. Ben konuşursam belki şehir zarar görür diye korkuyorum. Çünkü benden sonrası yok ki. Yani biri 'Yusuf Bey sen neden bu tür şeyleri önemseyip, muhatap alıp bu tür olaylarla kendini eş düzeyde konumlandırıp da bunlara cevap veriyorsun' der diye korkuyorum. Doğru diyorlar çünkü ben konuştuğumda aklıselim ve makul olanlar der ki, 'Biz kime sığınacağız, sen bu dalaşın bir parçası olma' derler diye korkuyorum ve 'kan tükürüyorum kızılcık şurubu içtim' diyorum. İnsanın olduğu yerde nefis olur, beklentiler olur, kişisellikler olur. Evinizde bile olur bu. Bu var olan nefsi şeyleri kişisellik özelinde tutup asla ama asla dışarıya taşırmamalıyız. Dışarıya taşarsa farklı şekillerdeki etkileşimle topyekün şehrimize zarar vereceğini asla unutmamalıyız.” HR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4