MHP'li Erhan Usta'dan Meclis'te fındık çıkışı

MHP Samsun Milletvekili ve MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, fındık fiyatı konusunda mecliste yaptığı konuşmada, “Biz Temmuz ayında, bu konuyla ilgili bir grup önerisi vermiştik ama maalesef, AKP milletvekillerinin olumsuz oylarıyla Meclis araştırması yapılması engellenmişti. Fakat tabii, bunu engellemek yetmiyor, fındık üreticilerinin sorunları çözüldü mü? Çözülmedi. O günden bugüne çözülmediği gibi sorunlar daha da fazla arttı. Karadeniz için fındık önemli bir üründür. Hemen hemen bir çok ilde ana geçim kaynağı hatta tek geçim kaynağıdır. Zaten bir çay var, bir fındık var. Çaydaki sorunları daha önceden konuşmuştuk, ciddi sorunlar var; çay üreticisi mağdur, çay kaçakçılığı almış başını gidiyor. Sağlıklı bir fiyat oluşumu yok. Fındık üreticisi de son derece mağdur. Çay yok, fındık yok, buralarda problem var. Sağlık, turizmle ilgili bir potansiyel var, onu harekete geçirecek herhangi bir yatırım yapılmıyor. Sanayi zaten yok. Bu Karadeniz halkı ne yapacak, nasıl geçinecek? Bunu devlet olarak, millet olarak, Meclis olarak düşünmek durumundayız. Bu sorunlara kulak tıkayamayız. Karadeniz'in sorunları gitgide büyüyor. Dünya fındık üretiminin yüzde 80’ini ve ihracatını aynı oranda Türkiye yapıyor. Yani dünyada tek belirleyici olduğumuz üründe ne yurt içerisindeki fiyatları ne de yurt dışı fiyatlarını, kontrol edemiyoruz” dedi.
Fındık fiyatlarının Almanya borsasında belli olmasının, sadece AKP döneminde olan bir sorun değil ama AKP’nin uzun bir iktidardan sonra bu sorunu çözmesini beklediklerini ifade eden Erhan Usta, “Bu sorunu çözemediği gibi bir sorun daha hediye etti AKP. O da ne? Yurt içerisindeki fiyatları da artık yabancılar belirliyor. Yani eskiden üreticiler, yurt içerisindeki tüccarlar, bizim ihracatçılarımız belirlerken bugün bakıyoruz yurt içerisindeki fiyatları yabancılar belirliyor. Bir tane İtalyan firması tamamen piyasanın tamamına hakim. Değişik alım yapan ihracatçı firmalar var ama hepsi o firmanın elemanları. Şimdi, böyle bir yerde ‘Fiyat piyasada oluşsun’ diye kendi başına bırakılmış ve üreticimiz mağdur edilmiş durumdadır. Üretici mağdur edildiği gibi ülkenin döviz gelirlerinde de ciddi düşüş var. Girdi maliyetleri yüksek. Gübre fiyatları, ilaç fiyatları, toplama maliyetleri fındıkta son derece yüksek. Destekleme alımları, üreticinin sorunlarını çözmüyor, tüccara ve tefeciye bağımlılığını ortadan kaldırmıyor. Özellikle küçük üretici tefeciye mahkûm olmuş durumda. Serbest piyasanın çalışmaması burada temel sorun. Birde rekolte meselesi var. Ürünün biraz yüksek olduğu zamanlarda fiyatlar bir miktar yüksek gibi olacak olsa rekolte fazlasından bahsediliyor. Yüzde yüz yıllarca yaptığı tahminlerde hata yapan rekolte tahminciler var. “Burada bir manipülasyon mu var?" deyip devlet işin üzerine gitmiyor. Buna ilişkin önerimiz de bu rekolte tahminlerinin devlet tarafından düzgün yaptırılması” diye konuşarak şöyle devam etti:
”Karadeniz halkının ana geçim kaynağı olan, Türkiye için hem ekonomik hem de toplumsal bir değere sahip olan fındığın yerini tutacak başka bir ürün yoktur, bunun farkına varılmalı ve kıymeti bilinmelidir. Fındık üreticilerinin sorunlarının çözülmesini ve mağduriyetin giderilmesini, millî gelirden hak ettiği payı almasını temin edecek sağlıklı bir fındık politikasının tanzim edilmesi şarttır. Bunun için de fiyata istikrar sağlamalıyız. Fiyat oynaklığı sanayicinin de, ithalatçının da, ihracatçının da önünü görmesini engelliyor. Bunun için devlet olaya el koymalıdır, yapılması gereken en temel şey. Bununla ilgili dünyada örnekler vardır. Mesela, Amerika'da piyasayı düzenleyecek, kurallarını belirleyecek ve gerektiğinde piyasaya müdahale edecek, üreticiyi de, piyasayı da, sanayiciyi de, herkesi koruyacak, badem borsası var. Bizimde bunu yapmamız lazım.
FİSKOBİRLİK bunu yerine getirebilir mi? FİSKOBİRLİK belki bunu yerine getirebilir ama bugünkü hâliyle olmaz, FİSKOBİRLİK'e finansman desteği sağlanmalı. FİSKOBİRLİK'in üzerinden AKP elini çekmelidir. FİSKOBİRLİK, AKP döneminde son derece siyasileştirilmiştir. Girdi maliyetleri düşürülmelidir, rekolte tahminlerini bağımsız yapacak kurumlar oluşturulmalıdır. Mutlaka lisanslı depoları kurmamız gerekmektedir. Lisanslı depoculukla üreticinin fındığı emanetçiye vermesinin önüne geçme imkânımız vardır. Az önce ifade ettiğim gibi, fiyat alım garantisinin verilmesi de burada önemli bir etken olacaktır. Son olarak da, fındığı daha fazla kendi sanayimizde kullanacak yeni yatırımcıları da ülkeye çekmemiz gerekiyor.” HR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4